 |
Alibey
Adasının Tarihi
Ananadolu kronoloijisi içinden bakılınca ilk olarak, Antik
dönemde Kuzey Bata Anadolu uygarlıklarının
Edremit Körfezinin güney bölümündeki denize dayalı yerleşimlerinden
biri olarak tanınır.1200'lü yıllarda başlayan Ege Göçleri, ardından
Cunda ve civarındaki diğer adalara ve yarım
adalara yerleşen Eolya kavimleri buradaki uygarlığın diğer katmanını
oluşturmuştur. Bu gün Cunda Adasının girişinde
Dolap Boğazında olduğu kabul edilen ve Nesos adıyla anılan yerleşim,
adanın Antik dönemde de varlığını sürdürdüğünü ortaya koyar.
Geçmişte yerleşimin olduğu Ayvalık
sularındaki üç önemli ada Maden Ada(Pordeselene), Çıplak ada (Chalks),
ve Cunda Adası (Nesos) adlarıyla belgelenir. Bu yerleşimlerden Nesos;
Helen, Roma ve Bizans döneminde de tarihine devam ettiği ve önemini
koruduğu ele geçen keramik parçalarının incelenmesi sonucu
netleşmiştir. Ayrıca antik dönemde araştırmacılardan Strabon 'Antik
Çağ Coğrafyası' adlı eserinde Asia ve Lesvos arasında 23 ada
olduğunu, bunların Hekatonnissi (Apollon Adaları) adıyla anıldığını
belirtirken bu adaların bazılarında yerleşim olduğunu ifade eder.
Antik Nesos; Helen ve Roma sonrasında Orta
Çağda, denizlerle başlayan korsan tehdidi yüzünden gerileyip eski
önemini de zamanla kaybetmiştir. Ada yerleşimi sonraki dönemlerde
kıyılardan içeri doğru çekilmiş ve bu günki alanda varlığını
sürdürmeye başlamış. Orta çağın sonlarına doğru sorunun çözülmesiyle
adadaki yaşam tekrar canlanmış. Dönemin tanınmış
coğrafyacısı Piri Reis 1521 tarihli Kitab-ı Bahriye adlı eserinde
buradaki adaların "Yunt Adaları" diye bahsederken adanın
gelişmişliğine bağlı olarak Cunda' yıda bu adın içinde
tanımlamıştır.bir anlamda bu bilgi Cunda adını kaynağı olmuştur.
Osmanlı Devleti' de 1821 yılına kadar ki
kayıtlarda hem bu ada hem de civarındaki adalar için Yund ismini
kullanmıştır. 1821 yılında bu bölgedeki isyanı açıklayan kayıtlarda
adanın isminin Yund olarak geçtiği belirtilirken zamanla ses
değişikliğine bağlı olarak ada Cund ve Cunda adıyla anılmaya
başlanmıştır. "Cunda" kelimesi İtalyanca bir
denizcilik terimi olup yatay serenlerin ucu, gemi direğinin
kendisi veya yelkenin bağlandığı destek direği gibi anlamları
taşıdığı belirtilir.19. yüzyılda belediyelik bir yerleşim haline
gelen ve gelişen Cunda, buraya yaşayan halk tarafından " Moshonisi "
diye adlandırılır. Bu isim "Güzel Kokulu Ada" anlamına gelir ve
gerçekten güzel kokularıyla baş döndüren adanın belirgin bu özelliği
de isimle tanımlanır. Yanı sıra adaya ait belediye mühründe de
bu isim kullanıldığı görülür. Osmanlıca yazılmış bu
mühür üzerinde " Güzel Kokulu Adalar Belediyesi
1869" yazılıdır

Cunda Adası, 18. ve 19. yüzyıllarda Ayvalık' tan bağımsız büyük ve
zengin bir yerleşim haline gelir. 12 bine yakın nüfusu, kiliseleri
ve adanın etrafına serpilmiş manastırları, taş evleri ile kent
kimliği taşıyan hareketli akdeniz adalarından biri olarak anılır.
Cunda adası da 19. Yüzyılda başlayan siyasi
olayların etkisiyle sorunlu bir tarih yaşar. Ada Kurtuluş Savaşı'
nın sonunda boşaltılır. Lozan Antlaşmasının ardından Girit ve
Midilli' den gelen mübadillerin yerleştiği adalardan biri olur.
Cunda Adası 1980 yılında, Kurtuluş Savaşı sırasında 172. Ordu
Komutanı olan Ali Çetinkaya' nın ismini yaşatmak amacıyla Alibey
adını almıştır.
Kaynak: http://www.ayvalik-cunda.com/cundatarihi.asp |
Odalarımız

Bahçemiz

Teras
Manzaramız

Alibey Adası
 |
|